DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI

DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI

1- ÖYKÜLEYİCİ ANLATIM: Olayı okuyucunun gözü önünde canlandırmak, anlatmak istenileni bir olay içerisinde vermektir.Öyküleyici anlatımda olaylar oluş haline uygun olarak bir dizi halinde verilirse birbirine bağlanır.Roman, hikaye ve masalların anlatımı öyküleyici anlatım biçimindedir.

ÖRNEK: Ağır adımlarla kahveye girdi Hasan. Olanları düşündü bir süre. Otursam mı oturmasam mı diye bir tereddüt geçirdi. Sonra oturdu bir köşeye isteksiz. Babadan kalma tütün tabakasını çıkardı, kalınca bir sigara sardı. Öyle dalmıştı ki masasına konan çay bardağının sesi bile dikkatini çekmemişti.

2- BETİMLEYİCİ ANLATIM (TASVİR ETME): Betimleme en yalın biçimiyle sözcüklerle resim çizme işidir. Bu anlatımda okuyucunun çeşitli duyularına seslenilerek anlatılan varlıkla ilgili izlenim kazanılması amaçlanır. Bu amacın gerçekleşmesi için titiz bir gözlem gerekir. Gözlem sırasında ayırt edici özelliklerin anlatılmasına özen gösterilir.

ÖRNEK: Eski bir taş köprü geçildikten sonra fakir mahallelere giriliyor ve sefalet, bütün dehşeti ve çirkinliğiyle başlıyordu. Ortalarından akan çirkin sularında yarı çıplak çocuklarla çamurdan köpekler,  eğri büğrü sokaklar… Tezekten, çamurdan yapılmış yarı yarıya toprağa gömülmüş penceresiz kulübeler…

3- TANIMLAMA: Bir kavrama ya da olayın belirgin özellikleriyle tanıtılmasına tanımlama denir.Genelde “ – dir ” eki ve “ denir ” kelimesi kullanılır.

ÖRNEK:İnsan vücudunun en küçük yapı taşına hücre denir.(Nesnel)

*Yiğitlik, kahramanlık, savaş temalarını işleyen şiirlere epik şiir denir.(Nesnel)

*Yaşam, güçlükleri yenebilme sanatıdır.(Öznel)

*Toros dağlarının etekleri Akdeniz’den başlar.(Değil)

4- ÖRNEKLENDİRME: İleriye sürülen soyut düşüncenin somutlaştırılması yöntemidir. Söylenmek istenilenin okuyucunun kafasında canlandırılmasını sağlayan bir yöntemdir.

ÖRNEK: Genç Kalemler hareketi, edebiyatımıza özellikle dil konusunda yepyeni bir anlayışı getirmiştir. Türkçe kendi benliğine yavaş yavaş dönmeye başlamış; halk, aydınların yazdıklarını anlar duruma gelmiştir. 1911’li yıllarda yazan Ömer Seyfettin’i, Ziya Gökalp’ i açıp okuyun, severek, anlayarak okursunuz yazdıklarını. Sözcükler, tamlamalar…hep anlayacağınız biçimdedir.

5- KARŞILAŞTIRMA: İki varlık, iki kavram arasındaki kıyaslamadır.

ÖRNEK: Özge Ali’ye göre daha çalışkandır.                *En çok sevdiğim arkadaşım sensin.

6- TANIK GÖSTERME(ALINTI YAPMA): Anlatılmak istenilen düşüncenin başkalarının görüşlerinden, sözlerinden yararlanarak açıklanması yoludur. Sözler yazı içerisinde alıntı olarak gösterilir.

ÖRNEK: Mutluluk, aslında herkesin çok yakınında. İsteyen herkes, her an mutlu olabilir. Fizolof Sokrates: “Bir kitap, bir çiçek, bir kuş…ne büyük saadet!” derken bunu anlatmıyor mu?

7- SAYISAL VERİLERDEN YARARLANMA:Düşünceyi inandırıcı kılmanın yollarından biri de sayısal verilerden yararlanmadır.İnsanlar okuduklarının sayılarla desteklendiğini görürlerse yazıyı daha da inandırıcı bulurlar.

ÖRNEK: Adapazarı Şeker  Fabrikası 1953’te işletmeye açıldı. Kuruluşta günde 1800 ton olan pancar işleme kapasitesi 1980’de 6000 tona çıkarıldı. Bu büyük bir gelişme.

“DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI” için 2 Yorum

  1. Öğrenci diyor ki:

    Bunları siz kendiniz mi yazdınız?

  2. Hasan YETGİN diyor ki:

    Alıntıdır.

Yorum yapın